Sevgili Pembe domates Dostları ile yaptığımız toplantımızda aldığım tohumların bir kısmını 14 Martta, bir kısmını da 21 Martta çimlendirmeye başlamıştım. Şimdilik çıkan minik yapraklar heyecanımı arttırmaya başladılar, inşallah bütün tohumlarda başarılı olurum. Bu senenin ilk haberlerini paylaşmak istedim.
PDA-İSTANBUL_Gezeryazar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
PDA-İSTANBUL_Gezeryazar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
29 Mart 2009 Pazar
5 Mayıs 2008 Pazartesi
Fideler

Benim fidelerim pek ağır ilerliyorlar, tohumdan fideye dönüşürlerken ilk şaşırtmalarını yaptım ama, herhalde güneş yeterli gelmiyor, şöyle sağlam duran en fazla iki fidem var elimde, yakında derin saksılara geçecekler, diğer ufaklar da ağır aksak ilerliyorlar. Bahçede olanlar çok daha sıhhatli ve sağlamlar, kıskanıyorum valla. Hepimize kolay gelsin.
28 Mart 2008 Cuma
2008 Tohumları
Sevgili Tansuğ' ların teşviki ve yardımı ile başladığım PDA serüveninde geçtiğimiz sene pek başarı kaydedemedim ama yılmadım yine düştüm yollara. Armada Oteldeki bilgi ve tohum alışverişli toplantımızda elde ettiğim tohumları 8 Martta plastik bardaklara dikmiştim, tepsiye sıralayıp hergün seyrettim, 3 günde bir su verdim. Üzerlerine naylon örtüp sera etkisi yaptırdım.
15 Martta iplikçikler halinde gözüktüler. 25 Martta iyice kalınlaşmışlar ve boyları uzamıştı. Bu hafta sonu şaşırtma yapılacaklar inşallah. Aslında daha önce yapacaktım ama kısa bir seyahat için evden ayrılınca onlarla ilgilenemedim. Bu hafta sonu arkadaşlara da dağıtım yapacağım. Herkes tohumdan fide yapmayı göze alamadı, bana fide halinde ver diye bekliyor. Bakalım sonuna kadar gidebileceklermi. Aslında hata yapıp bir bardağa 2 tohum koymuşum, tek tek yapmam lazımdı, ama zedelemeden ayırabilirsem ayrılacaklar yoksa saksıya ikisini birden dikeceğim, kardeş kardeş büyürler artık.
Tohumları paylaşmak, eski yetiştiricilerden bilgiler almak, fikir değişimi yapmak çok zevkliydi, ama o ufacık tohumu bardağa ekip sonrasını beklemek ve iplik gibi yeşil gövdenin üzerindeki 2 kıvrılmış yaprağı görmek nasıl bir heyecan ve nasıl kendini çok büyük birşey yapmışsın gibi hissetmek.... Bunu yaşayanlar bilir. Gelişmeleri yine yazacağım ve resimleri göstereceğim inşallah.

Çiçek veya sebze yetiştirmek, daha doğrusu bunun gibi bir tohumun doğumunu ve büyümesini görmek, senin çabanla birşeylerin oluştuğunu görmek çok hoş bir duygu ve bu tabiat ne kadar cömertce senin ufacık bir çabanın karşılığını hemen veriyor.
Ama biz hala bu tabiata gözümüz gibi bakmıyoruz ve bozmak için elimizden geleni yapıyoruz. Bence herkes hayatında bir defa bir tohumdan fide yapsa, onu da ekip ağaç, çiçek, sebze yetiştirse, eminim toprağa başka gözle bakar.
8 Ağustos 2007 Çarşamba
Sapanca
Unuttum yazmayı, Sapancadakiler, buradakilerden daha sıhhatliler, çiçek vermişler, arkadaşım devamlı orada oturup benim kadar özenle bakamıyor ama inşallah onlar meyvaya daha yakın gibiler, onu da takip ediyorum, resimlerini çekip buraya koyacağım.
Soldular
Binbir özenle baktığım, gözümden sakındığım pembelerim soldular, kurudular gittiler. Bu sene yine Sevgili Tansuğ hn dan tohum aldim çimlendirme yaptim, iki yapracık çıkardılar ama bir türlü sap, dal, fide olamadılar öyle heba oldu gittiler. Ben beceremedim dedim, yerim dar dedim, güneş yok bu balkonda dedim, acemiliğime geldi dedim. Hadi peki, sonra gittim olmuş bitmiş fideler aldım 8 taneydiler. 5 tanesini ben, 3 tanesini de Sapancada evi olan arkadaşım dikti. Geçen seneden kalan peynir, zeytinyağı tenekelerine, yine Nişantaşında bir evin arka balkonuna serildiler. Suyunu, toprağını, gübresini, tutunma çubuklarını, özenle konuşmayı, hal hatır sormayı, dua etmeyi, herşeyi yaptım sanki. Önceleri bazıları çiçek açtı, hah dedim yırttık artık, ama yine olmadılar, olamadılar, birer birer kurudular, sıcak kuruttu onları. Acaba o zaman onları korumasını mı bilemedim ne diyeyim.
Şimdi kaldı elimde bir tane fide, bunun da ilk açan üst dalları kurudu, alttan yeni sürgünler gelmiş, şimdi onlar tutunmaya çalışıyor. Diğer Pembecilerinkiler çiçek açtı, meyva verdi bile, bizimki hala tutunacak da çiçek verecek. İnşallah demekten başka çarem yok. Geçen sene de enn arkadan ben gitmiştim, kasım sonu aralıkda erik kadar domates olmuştu, bu sefer de güneş yetmedi, büyüyüp kızarmasına. Bu sene inşallah bunun mürvetini görürüm.

Belki de buradan taşınınca yeni evimin balkonunda daha iyi olurlar, herşey kısmet diyorum.
Bugün sevgili Metin Varol aradı, yarın inşallah ondan gidip yetiştirdiği pembelerden örnek alacağım, gelecek seneye kendi tohumumu kendim saklayım diye. Ne güzel hiç olmazsa bunları yaşıyorum diyorum. Devam edeceğim.....
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

