PDA-Heybeliada etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
PDA-Heybeliada etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Haziran 2011 Pazar

Bu yılın ilk mahsülü











Uzunca bir aradan sonra tekrar merhaba.


Sevgili Avniye Hanım'ın öncülüğünde haberdar olduğum bu güzel faaliyete ait ilk paylaşımımın üzerinden bayağı bir zaman geçmiş. O zaman Heybeliada'da başladım. Bu yılki ürünler ise onların torunları. 15 Ocak 2011 'de çimlendirme girişimim (bu sefer erken denedim bakalım olacak mı diye!) 15 şubat'a kadar bekledi. Tohumların genetik hafızasını gözardı etmemek gerekyormuş. Neyse; en önde giden, ilk çiçek veren fidenin ilk domatesinin fotoğrafını paylaşıyorum. Diğer fidelerdeki domatesler bunun yarısı kadar ve yeşiller. Gerçi bu da pek iri değil (yalnızca 77 gram) ama yine de gelecek yılın tohumlarını bundan kullanmayı düşünüyorum. Hepinize sıcak bir yaz ve mis kokulu domatesli kahvaltılar diliyorum.




NOT: Domatesler bu sefer boğaz havasında (Beylerbeyi) yetişiyor.








17 Ağustos 2009 Pazartesi

heybeliada pembeleri




Sevgili moderatörümüz Ayşen Ertür Heybeliada'dan bildirdi.
Kendisi şu nostaljik masada bizzat tadına bakmış,
bize de resimlerini iletmiş :)

19 Ağustos 2007 Pazar

Heybeliada (Devam)

Tabiat ananın düzenlemeleri fotolarda net bir şekilde görülüyor.

Heybeliada (Devamı)

Bir kaç gün önce burada Heybeliada'daki Pembe Domates serüvenimin nasıl başladığını anlatmıştım. İşte son ürünlerden bereketli bir pembe domates fidesinin fotoğrafı. Bir kök üzerinde 8 domates büyümeye devam ediyor.


Bunu niye yazdım? Fotoğrafı niye gösteriyorum?
a. Kıskandırmak için!
b. Hava atmak için!
c. Şu yalan-sanal dünyada kendime bir yer edinmek için vs.

Yanıt tabii ki hiç biri.

Böyle verimli bir pembe domates, benim küçük bahçemde nadir görülen bir sahne. Zaten bir süre sonrada domateslerden bir kaç tanesi hastalandı (Bkz: bir önceki yazı - %50 kuralı).

Hastalık neden oluyor bilmiyorum ama tabiat ana sanırım kendi içinde bir düzenleme yapıyor diye umuyorum...

15 Ağustos 2007 Çarşamba

HEYBELİADA

Bütün derdim şehir hayatına bu kadar teslim olmayabileceğimi ispat etmek ve ilerde ailemle birlikte yaşamayı planladığım Datça’da Datçalıların “ipek” dedikleri pembe domates ile badem yetiştirmenin tarımsal provasını yapmaktı. Hareketli rum müzikleri eşliğinde Ovabükü manzaralı evin bahçesinde yetiştirdiğim domateslerden oluşan bir kahvaltı için biraz deneyime ihtiyacım vardı açıkçası. Bu maksatla bir çok hevesli ama az bilgili amatör gibi Eminönü’nde Mısır çarşısının girişindeki tohumculardan domates, salatalık ve biber tohumları aldım. Ancak bunlar hakkında ayrıntılı bilgi verip (GDO) vazgeçmemi sağlayanda Esat Abi (Hoşgönül) oldu. Pembe domates serüveni ile tanışmamda yine Esat Abi’nin vasıtası ile oldu. 11 Şubat 2007’de Armada otelindeki toplantıda Hatay – Serinyol Beldesinden Yüksel Atar kaynaklı Heirloom” (“Evladiyelik”) Pembe Domates Tohumu alıp evde çimlendirmeye başlamamla yolculuk başladı.
Yaklaşık 40-50 tohumdan oluşan ilk fideler bugüne kadar çeşitli aşamalardan geçtikten sonra bahçemde yetişen ilk ürünleri geçenlerde yemeyi başardım... Darısı tüm arkadaşların başına... Deneyimlerim ve yorumlarımı bu sütunlarda görsel malzemeleri ile birlikte sizlerle paylaşmak istedim...

1. Pembe domates yetiştirmede % 50 kuralı olması gerekiyor :). Bunu şu şekilde açabilirim. Ektiğim tohumların yaklaşık %50’si fide olabildi,
2. Çıkan fidelerin şaşırtma, sulama, fazla sulama vs. uygulamaları nedeniyle %50’si sağlıklı bir şekilde toprakla buluşabildi.
3. Toprağa dikilen fidelerin rüzgar, kuş, kedi, çocuklar gibi nedenlerle yine yarıya yakını tutmadı.
4. Tutan fidelerin verdiği çiçeklerin yarısından fazlası kurudu gitti. Olan domates meyvelerinin yarısı herhangi bir tarım ilacı kullanılmadığı için ya da mevsim şartlarından hastalandı gitti.
Tüm bu olumsuzluklardan sonra 11 domates fidesinin yanısıra elimde kalanlar ise;

- “Gerçek” domates yemek (eskilerin dediği gibi) gayet meşakkatli işmiş. Yan bahçelerdeki Antalya tipi fidelerden elde edilen domatesler oldukça kolay ve çabasız ürün veriyor. Ancak yinede bizim pembeler kadar heybetli değil.
- Doğa, eğer emek harcarsanız sizi hayatta aç bırakmazmış.
- Eğer domatesler ile yeterince ilgileniyorsanız sağlıklı oluyorlar, böcek vs. pek bulaşmıyor.
Şimdilik aklıma gelenler bunlar... Daha sonra tekrar yazacağım.

28 Temmuz 2007 Cumartesi

Heybeliada'dan ilk pembeler



Heybeliada'dan selamlar. Buradaki pembeler uzun ve zorlu bir yolculuktan sonra ilk ürünlerini verdi. Gruptaki yazışmalarda konu olan çeşitli pembe sıkıntıların bazılarını aynı ile yaşadığımı belirtmeliyim. Özellikle sıcaklar konusunda... Halen çiçeklerin en az yarısı meyveye duramadan kuruyup gidiyor.Ancak benim pembeleri bahçede yetiştirme imkanım işimi oldukça kolaylaştırdı.Hatta en başlarda komşu bahçelerdeki Antalya vs. kaynaklı fidelerin yetişmesini gördükçe 2-3 pembe için bu zahmete değer mi dediğim çok oldu. 2-3 pembenin fotoğraflarını ekte gönderiyorum. Biraz daha büyüseler herhalde resimdeki CD genişliğinde olacaklardı :)Komşularımın bahçelerini ve bizim (PDA üyesi olan ben ve sizlerden bahsediyorum) bahçenin fotoğraflarını daha sonra göndereceğim. Zira Aydın abi (Gölcük) fotolarını gönderdiği zaman oldukça moralim bozulmuştu :))) Sonuç olarak; 1. Pes etmeyin! Sonuç çok lezzetli. 2. Bu keyifli deneyime beni ortak eden tüm arkadaşlarıma ve PDA moderatörlerine teşekkür ederim. Osman Cem GENÇTÜRK