20 Eylül 2011 Salı

veee huzurlarınızda KüçükBahçem'in pembe güzelleri

Bu sene biraz gecikti benim pembe güzellerim. Pek bir nazlandılar pembe yanaklarını göstermek için...

Zaten köyümden pembe domates (sakarı domatesi) fidesi diye getirip diktiğim fidelerin çoğu "küçük" bir karışıklık sonucu salkım çeri çıkmıştı. Allah'tan kendim çimlendirdiğim bir kaç tane pembem vardı da onlar durumu kurtardı. Dediğim gibi bu sene pembe domatesim az olduğu için olanlar da daha bir kıymetli oldu. Gözüne bakıp duruyorum domateslerin, büyüsünler sonra da pembeleşsinler diye. Havaların geç ısınmasından dolayı toprağa geç aktardığım pembeler Eylül ayının ortasına gelmemize rağmen daha yeni yeni kızardılar, daha doğrusu pembeleştiler.

KüçükBahçem'deki ilk pembeleşen pembe domatesimi görüyorsunuz aşağıda. Büyüklüğünü gösterebilmek için ölçek olarak 50TL'yi kullandım. Bu tür işlerde genellikle 1 TL kullanılır ama bende para af edersiniz "çok" olduğu için cebimdeki en küçük para ile ölçekledim. Hem demedik mi bu pembeler pek bir kıymetli diye, şimdi 1 TL kullanmak yakışmaz...


O da olmazsa arabamın anahtarını koyayım ölçek olarak, maksat görgüsüzlük değil mi? (Kıroyum ama para bende)


KüçükBahçem'den topladığım günlük mahsul bir arada.

KüçükBahçem'in ilk pembe güzelleri bir arada. En irisi 511 gr ilk hasat olan 4 tanesi 1223 gr geldi.

Amanın burada 1 TL kullanmışım, gitti karizma.




Pembelerin devamı henüz dalında, toplanmayı bekliyor

Pembe domateslerin tohumlarının nasıl alındığını fotoğraflı anlatımıyla okumak için tıklayınız --> tam buraya <--

Esen kalın.

Pembe Domateslerden Tohum Alma

Başlık "Pembe Domateslerden Tohum Alma" ama aşağıda bahsedeceğim yöntemi diğer domateslerden tohum almak için de kullanabilirsiniz hiç şüphesiz. Buradaki tohum alma ve saklama işlemi pembe domatese özel bir yöntem değil. Zaten domatesler biraz saftır, kendisinin pembe olup olmadığını anlamaz bile. Siz aynı muameleyi tüm domateslere aynen uygulayabilirsiniz.

Neyse lafı çok uzattık. Şöyle irice bir domatesi ekvator bölgesinden ikiye ayırıyoruz. Tam ekvatorda yer alan, bıçağın önüne çıkan bir kaç tohum bu arada kazara telef olabilir. Dert etmeyin, o kadar da olacak artık. Bir çay kaşığı yardımı ile tohum odalarındaki tohumları bir süzeğe/eleğe alıyoruz. Bu arada mis gibi domatesin kokusuna dayanamayıp bir dilim kesip tadına bakmak serbest.

Tohumları fazla ezmeden, sıkıştırıp zedelemeden hafifçe yıkıyoruz. Bu arada domates parçaları, damarlar vs. temizlenmiş oluyor.


Sonra bir şişeye ya da kavanoza su koyup tohumları da ilave ediyoruz. Burada kullanılacak suyun içme suyu ya da dere, kaynak, tulumba suyu olması daha doğrusu klor içeren çeşme suyu olmaması daha iyi olacaktır kanımca. Hadi paranoyaklığı biraz daha abartalım, kavanoz da cam olsun. Plastik pet şişeler kanserojen madde içeriyor, tohumlara bulaşmasınlar.


Kavanozu bir kenarda, oda sıcaklığında 2-3 gün bekletelim. Dikkat ederseniz bazı tohumlar suyun içindeyken çimlenmeye başlamış bile. Anlaşılan fazla gecikmeden kurutmaya geçmek gerekiyor.

Tohumları kurutmak için bir parça pişirme kâğıdının ya da yağlı kâğıdın üzerine döküp yayıyoruz. Yayarken tohumları zedelememeye dikkat ediyoruz. Burada da 2-3 gün iyice kuruyana kadar bekletiyoruz. Kâğıt havlu, bez parçası gibi bir şeyin üzerinde de kurutmaya bırakılabilir fakat tohumlar kururken dokulara yapıştığı için daha sonra çıkarması zor oluyor. Pişirme kâğıdından kurumuş tohumları almak ise çok daha kolay.

Tohumları iyice kuruduktan sonra elimizle nazikçe kazıyarak tohumları kâğıt üzerinden alıyoruz. Bir sonraki sene kullanmak, Pembe Domates Ağı'ndaki ya da başka yerlerdeki meraklılarına dağıtmak üzere kapalı, hava almayacak bir torba içinde güneş ışığından da koruyarak saklıyoruz.


Bu evladiyelik tohumlarla seneye buluşmak, yüksek verimle çimlendirmek ve sonrasında da bol hasat almak dileğiyle...

.

8 Eylül 2011 Perşembe

Samsun Pembeleri - 8 eylül 2011 hasadı




merhaba sevgil PDA üye arkadaşlarım

bu sabahki hasatımı ve duyduğum mutluluğu sizlerle paylaşmak istedim

bu güzel uğraşa öncülük yapan tüm arkadaşlara yöneticilere tekrar teşekkür
ederim.

saygılar
kamil ökten

5 Eylül 2011 Pazartesi

Denizli Pembeleri







Mehmet Bey'den almış olduğum tohumlardan elde ettiğim domatesler.
( Mehmet Bey'e tohumlar için çok teşekkür ediyorum )

Bizim Denizli ili Bozkurt ilçesi Cumalı köyünde bulunan tarlamızda - hiç bir ilaç kullanılmadan - büyük ve lezzetli domateslere dönüştü.

Zaten daha önceden de kendi tohumlarımızdan kırmızı domates yetiştiriyorduk. Pembe domatesler de lezzet bakımından bizim kırmızı domateslerimiz ile aynı lezzete sahip.

Salatalarda, yemeklerde, kahvaltılarda yanında katkı maddesi olmadan bile lezzetine doyum olmuyor.

Annem şimdi de salçası naıl olacak onu deneyecek.

Biz kendimiz yetiştirip kışlık salçamızı konservelerimizi kendimiz yaptığımız için normalde domates yetiştiriyorduk

Her sene kendimiz tohumlarını alıyoruz ve onlardan domateslerimizi yetiştiriyoruz.

Bunun yanında biberin her çeşidini, salatalık, kabak, kırmızı lahana, beyaz lahan, soğan, patates, beyaz fasulye, bamya ve bir çok bitkiyi kendimiz için yetiştirmeye çalışıyoruz.

Ben çalıştığım için bahçeye sadece hafta sonları gidiyorum. Fakat annem ve babam sürekli orada duruyorlar. Ben her hafta sonu gitmeyi iple çekiyorum.

Umarım doğayı seven herkesin benim gibi hafta sonları gidebilecekleri yerleri olur.

PDA Denizli
Funda ÖZKAN

Ankara Pembeleri - Fideden sofraya










PDA Ankara üyesi Nalan Atik'ten ulaşan güzel pembe fotoğrafları.
Kendisine ait blogda Eylül Pembeleri adıyla yayınlandı.

Ankara pembeleri - 2011 yılı mahsülleri



Bu sene Ankara'da hava hiç uygun olmadı.
Hafta sonu ilk mahsülü aldık, geçen seneki şampiyon 660 gr. dı.
Bu sene 500 gr. civarı...

Saygılar
Cemal Ören
PDA Ankara

26 Ağustos 2011 Cuma

Sultanköy/Marmara Ereğlisi pembeleri



Sultanköy/Marmara Ereğlisi'ndeki küçücük bahçemde yetiştirdiğim, 2011 sezonu ürünü domateslerden irice bir tanesi, kızımın ve torunumun kucağında.



Herkese bol ve lezzetli Pembe'li bir hasat sezonu dilerim.



Saygılarımla,

Cemil Gürleyik

26 Haziran 2011 Pazar

Bu yılın ilk mahsülü











Uzunca bir aradan sonra tekrar merhaba.


Sevgili Avniye Hanım'ın öncülüğünde haberdar olduğum bu güzel faaliyete ait ilk paylaşımımın üzerinden bayağı bir zaman geçmiş. O zaman Heybeliada'da başladım. Bu yılki ürünler ise onların torunları. 15 Ocak 2011 'de çimlendirme girişimim (bu sefer erken denedim bakalım olacak mı diye!) 15 şubat'a kadar bekledi. Tohumların genetik hafızasını gözardı etmemek gerekyormuş. Neyse; en önde giden, ilk çiçek veren fidenin ilk domatesinin fotoğrafını paylaşıyorum. Diğer fidelerdeki domatesler bunun yarısı kadar ve yeşiller. Gerçi bu da pek iri değil (yalnızca 77 gram) ama yine de gelecek yılın tohumlarını bundan kullanmayı düşünüyorum. Hepinize sıcak bir yaz ve mis kokulu domatesli kahvaltılar diliyorum.




NOT: Domatesler bu sefer boğaz havasında (Beylerbeyi) yetişiyor.








21 Ocak 2011 Cuma

Seninki kaç santim? - Greenpeace

Seninki kaç santim? - Greenpeace: "2050’de dünyadaki balık stokları tükenecek. Denizleri hala sonsuz bereket kaynağı olarak görüyorsanız çok yanılıyorsunuz. Büyük balıkların %90’ı çoktan yakalandı. Toplam balık stoklarının %60’ı bitti. Gerı kalan %40 ise 40 yıl içinde son bulacak. Balıkların bittiği gün deniz yaşamı da bitecek."

http://bit.ly/g6uAFN

17 Eylül 2010 Cuma

Köyümün Pembe Güzelleri (Mayıslar-Sarıcakaya-ESKİŞEHİR)

Bu yazı ilk olarak 2 Ağustos 2010 tarihinde www.babamonk.com adresinde şurada yayınlanmıştır.

Hafta sonu köyüme (Mayıslar-Sarıcakaya / ESKİŞEHİR) gittim. Beni gören eş dost eksik olmasınlar, "-Amman benim tarlama git, ne istiyorsan topla. Domates, biber, patlıcan, kavun, vs. ne istersen istediğin kadar al" diye ısrar ediyorlar. Öyle ısrarcılar ve öyle zengin gönüllüler ki biraz pazarlık yapsam üste para bile alırım herhalde.

Bahçenin genel görünümü
Bizim oralarda "Sakarı domatesi" deriz. Sanırım bizim http://www.pembedomates.org/ ağındaki domateslerden. (Fotoğrafları aşağıda, yanılıyorsam lütfen söyleyin, düzelteyim).

Peki "Sakarı" ne demek? Bizim oralarda, Sakarya Nehri'nin kenarındaki köylerde yaşayanlar Sakarya Nehrine köylü ağzıyla "Sakarı" der, kendilerine de "Sakarılıyız" der.
Eskişehir'li pilotların gözünden Sakarı Deresi
Biz Sakarılılar, satmak için ayrı kendimiz için ayrı domatesler yetiştirirz. Kendimiz için yetiştirdiklerimiz bu pembe domateslerdir. Tadı, kokusu gerçek domates tadında; rengi pembe, kabuğu ince ve biraz da şekilsiz tipsiz bir şeydir. Şekilsiz ve çirkin! olduğu için maalesef pazarlarda pek rağbet görmez. Artık modern dünyada algılamamamız da değiştiği için böyle domatesleri hastalıklı hormonlu zannederiz de bu yüzden hepsi tornadan çıkmış gibi aynı boy parlak olan ama tatsız tutsuz kıpkırmızı şeyleri domates diye tercih ederiz.
Bizim Sakarı domateslerinin kabuğu da ince olduğundan yolculuğa da pek dayanamaz. Bizim oralardan Antalya'ya, İstanbul'a her gün kamyonlarla domates gider. Bu yolculuğa pembe Sakarı domatesleri dayanamayacağı için satmak için yetiştirilen domatesler hibrit, ithal tohumlardan üretilir.

Yani kısacası ağzının tadını bilen Sakarılılar kendilerine bu pembelerden yetiştirir, diğerini pek tercih etmezler ama şeerlilere satıp bir güzel paralarını alırlar. Cherry domatese de sosyete domatesi derler zaten. Onu da pek yemez; "neymiş o yahu üzüm gibi domates mi olur" derler. Yetiştirdiğini de satar ya da yoldan gelen geçene ikam eder.

İşte kıramadığım sevgili Erten Abimin tarlasında; satmak için değil ha, kendisi ve eş dosta dağıtmak için yetiştirdiklerinden çeşitli fotoğraflar:

Dalında pembeler
Pembe domatesler, biberler ve diğerleri
Yeşildi, koparmadım
Topladığım pembeler bir arada




Bu arada köyüm Mayıslar; Eskişehir'in Sarıcakaya ilçesine bağlıdır. Eskişehir'in rakımı 780 iken burası 250'dir. Kendine göre bir iklimi vardır. Coğrafi olarak İç Anadolu ile Karadeniz bölgesi arasında kalır ama iklimi Akdeniz iklimi gibidir. Her şey yetişir desem abartı olmaz. Mesela: Her türlü sebze, neredeyse her türlü meyve, antep fıstığı, pamuk, susam, zeytin, dut, ipekböcekçiliği, üzüm bir anda aklıma geliverenler.


Yukarıdaki bahçe tam olarak şurada : tıklayınız
 Her şey gönlünüzce olsun.

16 Eylül 2010 Perşembe

Sivas Hafik Çınarlı Köyünün Pembeleri




Herkese Merhaba !!!
Daha önce de bahsettiğim gibi bu yaz kızımı Anneannanesinin yanına tatile göndermiştim. Sivas Hafik Çınarlı köyüne. Yanına da bizim Pembe domates tohumlarını vermiştim.
Ablamla kızım tohumları ekmişler.
Ve ben 1 hafta önce kızımı almaya gittiğimde o şeker mi şeker pembe domatesleri gördüm. Benim şansıma bir tanesi de kızarmıştı. Lezzetli mi lezzetli...
Çok ama çok nefis bir tat. İnanın aynı yerde yetişen diğer domateslerin hiç bir tadı yok. Bizim pembelerimizin tadı bambaşkaydı inanın. Ablam hemen o bir tane domatesin tohumlarını ayırdı. Seneye de ekecek. İnşallah aynı mutluluğu gene sizlerle paylaşırım.
Emeği geçen herkese çok ama çok teşekkür ediyorum. Hakkınızı helal edin.
Emeklerinize ve o güzel yüreklerinize sağlık.
Hoşça ve mutlu kalın.
Sağlıcakla Kalın..
Sema Canol adına

14 Eylül 2010 Salı

Sarıyer Pembeleri



Değerli PDA Üyeleri,

Öncelikle iyi günler diliyorum.

Bu sezon bana PDA tarafından ulaştırılan pembe domates tohumlarından yeni ürünler alıyorum.

Sezon sonu da olsa pembelerden bir iki fotoğrafı sizlere sunmak isterim.

Bu nedenle başta Sayın Nalan Cantav, Sayın Ayten Yıldırım olmak üzere tüm PDA üyelerine teşekkür ediyorum.

Yeni sezonda yeni pembelerle buluşmak üzere selamlarımı iletiyorum.

Saygılarımla

Dr. Mustafa Tolay

PDA İstanbul_Sarıyer

Borçka pembelerinden hasat görüntüleri



merhabalar,

artvin borçka'dan güzel pembe resimleri...

pda artvin borçka
süleyman gökdemir adına