pembeler tam 20 günlük oldular
6 tanesini yoğurt kaplarına şaşırttım 4 gün önce
resimle linkte arkadaşlar
durumları nasıl sizce
http://pembedomatesbursa.blogspot.com/
17 Mayıs 2008 Cumartesi
15 Mayıs 2008 Perşembe
PDA SAKARYA
14 Mayıs 2008 Çarşamba
MALTEPE'DE DEVAM EDEN FİDELER
Minik evlatlık fidem artık toprakla buluştu. English Gardens'dan uzun bir süre ses çıkmayınca, yakın bir yerdeki bahçe düzenlemesinden rica edip aldığım bahçe toprağı, taş ve biraz gübre karışımından oluşan sarımtırak kahverengi bir toprak kullandım. Toprağa kum da karışık olduğundan şüpheleniyorum. Yanlız kalitesi beni endişelendirmiyor değil. Dün ilk dikimi gerçekleştirirken verdiğim can suyundan sonra toprak bugün hala ıslak ve dokununca yapışkanlı bir hisse sahip. Bugün sulamayı düşünmüyorum. Korktuğum gibi fide boynunu pek bükmedi. Epey güçlüymüş, yapraklarını biraz sarkıttı o kadar.. Şimdilik yerinden de memnun görünüyor..
Resimlerde fideyi ve biraz karanlıkta olsa toprağını görmek mümkün..
PDA İstanbul Maltepe


Resimlerde fideyi ve biraz karanlıkta olsa toprağını görmek mümkün..
PDA İstanbul Maltepe
Gökyüzünü ne çok özlemişiz !...
Biz 20 kardeş Lüleburgaz'a gelip toprakla buluştuğumuzda 21 Nisandı. Geçen hafta birkaçımız yapraklarını mavi gökyüzüne uzatmaya başladı. Bu gün de 14 Mayıs ve bizim boylarımız 3 - 4 cm.'e ulaştı.
Sizlere durumumuzu yazacağız diye söz vermiştik de sanki biraz geciktik. Şu an toprağın üzerine çıkabilen 9 kardeşiz. Biz 20 kişi gelmiştik ama...
Hep bekliyoruz ötekilerini de. Çevremizde de bazı yabancılar var. Her gün gelip bizleri dolaşıyor ev sahiplerimiz. Dün konuşuyorlardı, duyduk. Biri "o yabancı otları koparsan iyi olacak" dedi, diğeri de "biraz daha bekleyelim, koparmayalım... ya ot değil de pembe domates ise !..." diye yanıtladı ötekini.
Onlar da bizim gibi diğer kardeşlerimizi bekleme kararı aldılar. Galiba bizi öbür domates fidelerinden ayrı, kabakların yanına ekecekler, öyle duyduk.
Biz dokuz kardeş çevremize bakınıp kendi aramızda konuşuyoruz. Aramızdaki yabancılar da bizi anlamıyorlar ama onlar çok sessizler.
Yazık, onların çevrelerine verebilecek domatesleri de olmayacakmış.
Topraktan yapraklarımızı çıkardığımız ilk günden bu yana yeni yeni yüzlerle tanışıyoruz.
Yanımıza ekilen tohumlar da çıkmaya başladı. Onlar papatya, karanfil ve aslanağzı imişler. Bizim gibi boyları on cm. olunca bahçenin başka yerlerine dikileceklermiş. Ne çoklar bir görseniz...
Uzaktan biz baklayız, biz sarımsağız, biz soğanız gibi sesler duyduk. Onların da bizim sesimizi duyduğunu sanıyoruz ama daha yanyana gelemedik.
Ha... bir de kabarık tüylü bir kedi var, adı Marko imiş. Her gün bizim yanımıza gelip taklalar atıyor. Öylesine mutlu dolaşıyor ki bahçe içinde, ona özeniyoruz.
Bizler size yine yazacağız.
Ev sahiplerimiz de selam ediyor.
Hoşça kalın.
Sizlere durumumuzu yazacağız diye söz vermiştik de sanki biraz geciktik. Şu an toprağın üzerine çıkabilen 9 kardeşiz. Biz 20 kişi gelmiştik ama...
Hep bekliyoruz ötekilerini de. Çevremizde de bazı yabancılar var. Her gün gelip bizleri dolaşıyor ev sahiplerimiz. Dün konuşuyorlardı, duyduk. Biri "o yabancı otları koparsan iyi olacak" dedi, diğeri de "biraz daha bekleyelim, koparmayalım... ya ot değil de pembe domates ise !..." diye yanıtladı ötekini.
Onlar da bizim gibi diğer kardeşlerimizi bekleme kararı aldılar. Galiba bizi öbür domates fidelerinden ayrı, kabakların yanına ekecekler, öyle duyduk.
Biz dokuz kardeş çevremize bakınıp kendi aramızda konuşuyoruz. Aramızdaki yabancılar da bizi anlamıyorlar ama onlar çok sessizler.
Yazık, onların çevrelerine verebilecek domatesleri de olmayacakmış.
Topraktan yapraklarımızı çıkardığımız ilk günden bu yana yeni yeni yüzlerle tanışıyoruz.
Yanımıza ekilen tohumlar da çıkmaya başladı. Onlar papatya, karanfil ve aslanağzı imişler. Bizim gibi boyları on cm. olunca bahçenin başka yerlerine dikileceklermiş. Ne çoklar bir görseniz...
Uzaktan biz baklayız, biz sarımsağız, biz soğanız gibi sesler duyduk. Onların da bizim sesimizi duyduğunu sanıyoruz ama daha yanyana gelemedik.
Ha... bir de kabarık tüylü bir kedi var, adı Marko imiş. Her gün bizim yanımıza gelip taklalar atıyor. Öylesine mutlu dolaşıyor ki bahçe içinde, ona özeniyoruz.
Bizler size yine yazacağız.
Ev sahiplerimiz de selam ediyor.
Hoşça kalın.
13 Mayıs 2008 Salı
12 Mayıs 2008 Pazartesi
11 Mayıs 2008 Pazar
manisa pembişleri yeni yerlerinde



Merhabalar
Pembelerimin şaşırtmalarını yaptım.Onları bahçe toprağı torf ve yanmış keçi gübresi karışımına yerleştirdim; dilerim yeni yerlerini severler.Gerçi bu gün biraz boyunlarını büktüler ama toparlarlar diye düşünüyorum.Biraz daha büyüsünler bahçeye yerleşecekler.Fotoğraflarını ekledim bakalım beğenecek misiniz ?
Saygılar
Nihal
9 Mayıs 2008 Cuma
Fide paylaşımı için yetişecekler
Merhabalar,
Bunlar da üyemiz Metin Bey'den gelecekler. Sabah sabah gördüm mesajını. Hastaya kar soruyordu. Fide paylaşımı için fide adaylarim var, ister misiniz diye :)))
Mayıs sonuna kadar bu fidecikler de paylaşım için sanırım hazır duruma gelirler. Evde böyle durumlar için hazır bulundurduğum çok sayıda viyol var, hemen tek tek o viyollere geçecekler.
Metin Bey'e teşekkürler.
Selamlar
Nalan Cantav
PDA Kızıltoprak
6 Mayıs 2008 Salı
KARADENİZ EREĞLİ PEMBELERİ





Merhabalar,
Bu sene başarılı oldum...
Dilerim ürünüm bol olur,darısı bütün pembecilerin başına.
4 martta diktiklerim henuz bu kadar büyümediler,18 martta yeni ayı
takip ederek diktiğim tohumlar şu anda tomurcuklandılar .
İleride çiçekli ve domatesli resimlerini de paylasırım tüm arkadaşlarla inşallah.
Herkese başarılar.
PDA Karadeniz Ereğli
5 Mayıs 2008 Pazartesi
Fideler

Benim fidelerim pek ağır ilerliyorlar, tohumdan fideye dönüşürlerken ilk şaşırtmalarını yaptım ama, herhalde güneş yeterli gelmiyor, şöyle sağlam duran en fazla iki fidem var elimde, yakında derin saksılara geçecekler, diğer ufaklar da ağır aksak ilerliyorlar. Bahçede olanlar çok daha sıhhatli ve sağlamlar, kıskanıyorum valla. Hepimize kolay gelsin.
2 Mayıs 2008 Cuma


Hayatımda ilk kez bir bitki ektim..
27 Nisan par günü ektiğim TohumlarBugün TAM 5 gün oldu(02 Mayıs CUMA)
2-3 tanesi cok güzel ve yeşil görünüyor fakat birkaç tanesinin gövde ve minik yaprakları sanki sararmış gibiydi ,biraz şiringa ile su verdim toprağa aradan 1 saat geçmeden yapraklar yeşerdi bu nasıl bir şey inanamıyorum tamamen mucize birşey bunlar...
Saygılarımla
PDA Bursa
Saygılarımla
PDA Bursa
1 Mayıs 2008 Perşembe
TEKİRDAĞ PEMBELERİ 23 NİSAN'DA TARLADA




Merhabalar,
10. mart 22. nisan arası jiffy yosun tabletlerde çimlendirilen tohumlar, 23 nisan günü tarlaya ekildiler ve çocuklar gibi şendiler.
Fideleri tarlaya ekerken 6 farklı kaynaklı tohumdan ürettigim fideleri numaralayarak ayrı tavalara ektim, gelismelerini ayri ayri izleyebilmek icin...
10. mart 22. nisan arası jiffy yosun tabletlerde çimlendirilen tohumlar, 23 nisan günü tarlaya ekildiler ve çocuklar gibi şendiler.
Fideleri tarlaya ekerken 6 farklı kaynaklı tohumdan ürettigim fideleri numaralayarak ayrı tavalara ektim, gelismelerini ayri ayri izleyebilmek icin...
Bunun haricinde köylülerden temin ettigim Trakya'nın ünlü endemik bitkisi sarı domates tohumlarını da cimlendirdim ve tarlaya birkac yüz fide ektim...
Pembe domates fidelerinin 6-7 haftalik cimlenme serüvenini göstermesi amaciyla ayri zamanlarda çimlendirdiğim fideleri fotoğrafladım, bu metemorfozun fotoğrafını ve fidelerin tarlaya ekiminin fotoğrafını ekliyorum.
İlk çiçekler ve domatesçikler kendilerini gösterince yeni fotoğraflar gelecek...
Uçmakdere-Gaziköy'den selamlar...
Ahmet Doğan
Ahmet Doğan
Etiketler:
PDA-Tekirdağ_Ahmet Doğan,
tarlada pembe domates
30 Nisan 2008 Çarşamba
manisa pembeleri
Merhabalar,
Pembelerimi 20 gün önce toprakla buluşturdum.Şu an üçüncü ve dördüncü yaprakları çıkıyor, gayet sağlıklı duruyorlar.Ben pembeleri direkt olarak torf içine ektim.
Yaklaşık olarak 4-5 gün sera yaptım; 4 gün içinde filizlendiler.
Yakında şaşırtma yapacağım ama biraz daha güçlenmelerini bekliyorum.
Siteye pembelerin bir resmini ekledim... yorumlarınızı belkiyorum..gelişmeleri bildireceğim.
Saygılar
PDA Manisa
ŞAŞKIN KIZILTOPRAK PEMBELERİ


Merhabalar,
10 gün önce resimlediğim pembeleri ancak bugün elim değip de yayınlayabiliyorum. Malum bugün tohum gönderimi için son gündü. Bundan sonra umarım bolca fide paylaşımı organize ederiz.
İlk resimde dikdörtgen küçük çimlendirme viyollerindeki fidelerin alt yapraklarında sararma başlamış. Hem yerleri dar geliyor, hem de torf artık besleme özelliğini yitirmiş. Acil şaşırtma gerekmekte.
İkinci resimdeki 3 pembe fidesi ilk resimdeki cılız fidelerin aynısı, sadece 2 gün önce 18.nisan akşamı daha geniş bir yere şaşırtıldılar. Bana göre fark çok açık. Hele bir de şu andaki hallerini görseniz... Nasıl da coştular. Aynı örnek burada da var. Yerleri farklı olduğu için farklı gelişim gösteren aynı tip fidelerin bir örneği de İzmir'den iletilmişti daha bugün.
http://pembedomatesizmir.blogspot.com/2008/04/koyu-yeilin-pembeleri-izmir-bostanl.html
Bu hafta sonu dev saksılar edineceğim. Evdekilere bakıp bakıp daha büyüklerine karar kılıyorum. İnşallah benim dev saksı sevdama balkon dayanabilir :)
Selamlar
Nalan Cantav
PDA Kızıltoprak
25 Nisan 2008 Cuma
PDA ÇENGELKÖY Ayvalık pembe domatesleri


merhabalar,
( bu fidecikler yazın ayvalık'tan alınıp sonra da kurutulan tohumlardan elde edildiler.)
tohumları torflu toprağa 5 martta plastik torbalara ektim.2 santim kadar olan bu fidecikleri diyeyim... 10-15 nisan tarihlerinde yine torflu toprak olan saksılara şaşırtmalarını yaptım.
şimdi resimlerdeki gibi oldular.
ben ümitliyim pembe domateslerimden...
kendileri aldığımda çok güzeldi ve lezzetli idi...
saygılar
pda çengelköy
PDA ÜMRANİYE_Mehmet Ağaçbüken'den haberler var
21 Nisan 2008 Pazartesi
Merhaba PDA dostları...
Biz yirmi kardeş iki gün önce Lüleburgaz'a geldik. Zarfın içindeki poşette; yumuşacık peçetenin içinde rahatımız yerindeydi ama uzun zamandır üretken olamamanın verdiği sıkıntı keyfimizi bozuyordu.
Zarfın açılmasını, yeni bakıcımızın kim olduğunu, nasıl bir ortamda dünyaya geleceğimizi merakla bekliyorduk. İki gün neden bizi o kapalı yerde beklettiler bilmiyoruz. Sanırım yeni bakıcılarımızın bizlerden uzakta başka işleri vardı.
Bu pazar sabahı bizim de yaşam kaynağımız olan ilkbahar güneşini gördük. Biri zarfı açmıştı ve "Pembe Domates Ağı'na tekrar hoşgeldiniz" diye başlayan bir yazı okuyordu. Sonra aniden kesti okumayı. Bizlerin görmediği bir başkasına "Ne garip!... anımsadın mı PDA'yı?" dedi. Güldü öteki de; "ha evet, seksen öncesinden "Proleter Devrimci Aydınlık" aklına geldi değil mi?" dedi. Gülüştüler.
Bizler de peçetenin içinde birbirimize anlamsızca baktık.
Ve en sonunda üzerimizi kaplayan her şeyi açıp bizi dışarıya çıkardılar.
Sevgili PDA dostları, çevreyi görünce yüreğimiz ağzımıza geldi... Biz sanki yaşamımızın ilk yıllarına 2005 yılının Çerkezköy'de Hafize Baliç'in bahçesine dönmüştük. Yemyeşildi her yer. Güzel bir evin geniş bir bahçesinde yaşamımız sürecekti. Birbirimizi sevinçle nasıl da kucaklamıştık.
Yeni bakıcımızı o bahçede gördük. 50-55 yaşlarında bir bey'di. Eşi de o yaşlardaydı ve kucağında çok uzun tüyleri olan kocaman bir kedi vardı.
Coşkulu bir telaşla bize bakacakları yeri hazırladılar.
Güneşte iyice yanmış gübreyi bahçe toprağına iyice karıştırıp bir sandığın dibine yaydılar. Bastırarak sıkıştırdılar. Bizleri beşer santim arayla o toprağın üzerine dağıttılar ve üzerimize bir santim yüksekliğinde toprak örttüler. O toprağı da biraz bastırdıklarını hissettik. Hiç canımız acımadı ama yirmi kardeş ayrı düşmüştük. Seslerimizi birbirimize duyurmamız zor oluyordu.
Yeni bakıcılarımız bizlere ilk can suyumuzu verdiler ve bahçenin güneşli bir yerine sandığımızı koydular.
Biraz gurbette sayılırız ya, ilk gecemiz önemli bizim için. Yeni yerimizde bakalım neler yaşayacağız. Yeni bakıcılarımız bizlere nasıl davranacaklar.
Bizleri hiç merak etmeyin şu anda çok iyiyiz.
Tüm gelişmeleri sizlere yazacağız. Haa, yeni bakıcılarımız da sizlere selam ediyorlar.
Özlem dolu sevgilerimizle...
Zarfın açılmasını, yeni bakıcımızın kim olduğunu, nasıl bir ortamda dünyaya geleceğimizi merakla bekliyorduk. İki gün neden bizi o kapalı yerde beklettiler bilmiyoruz. Sanırım yeni bakıcılarımızın bizlerden uzakta başka işleri vardı.
Bu pazar sabahı bizim de yaşam kaynağımız olan ilkbahar güneşini gördük. Biri zarfı açmıştı ve "Pembe Domates Ağı'na tekrar hoşgeldiniz" diye başlayan bir yazı okuyordu. Sonra aniden kesti okumayı. Bizlerin görmediği bir başkasına "Ne garip!... anımsadın mı PDA'yı?" dedi. Güldü öteki de; "ha evet, seksen öncesinden "Proleter Devrimci Aydınlık" aklına geldi değil mi?" dedi. Gülüştüler.
Bizler de peçetenin içinde birbirimize anlamsızca baktık.
Ve en sonunda üzerimizi kaplayan her şeyi açıp bizi dışarıya çıkardılar.
Sevgili PDA dostları, çevreyi görünce yüreğimiz ağzımıza geldi... Biz sanki yaşamımızın ilk yıllarına 2005 yılının Çerkezköy'de Hafize Baliç'in bahçesine dönmüştük. Yemyeşildi her yer. Güzel bir evin geniş bir bahçesinde yaşamımız sürecekti. Birbirimizi sevinçle nasıl da kucaklamıştık.
Yeni bakıcımızı o bahçede gördük. 50-55 yaşlarında bir bey'di. Eşi de o yaşlardaydı ve kucağında çok uzun tüyleri olan kocaman bir kedi vardı.
Coşkulu bir telaşla bize bakacakları yeri hazırladılar.
Güneşte iyice yanmış gübreyi bahçe toprağına iyice karıştırıp bir sandığın dibine yaydılar. Bastırarak sıkıştırdılar. Bizleri beşer santim arayla o toprağın üzerine dağıttılar ve üzerimize bir santim yüksekliğinde toprak örttüler. O toprağı da biraz bastırdıklarını hissettik. Hiç canımız acımadı ama yirmi kardeş ayrı düşmüştük. Seslerimizi birbirimize duyurmamız zor oluyordu.
Yeni bakıcılarımız bizlere ilk can suyumuzu verdiler ve bahçenin güneşli bir yerine sandığımızı koydular.
Biraz gurbette sayılırız ya, ilk gecemiz önemli bizim için. Yeni yerimizde bakalım neler yaşayacağız. Yeni bakıcılarımız bizlere nasıl davranacaklar.
Bizleri hiç merak etmeyin şu anda çok iyiyiz.
Tüm gelişmeleri sizlere yazacağız. Haa, yeni bakıcılarımız da sizlere selam ediyorlar.
Özlem dolu sevgilerimizle...
20 Nisan 2008 Pazar
farklı 3. 4. yapraklar
19 Nisan 2008 Cumartesi
18 Nisan 2008 Cuma

Merhaba sevgili doğa dostları,
İlginç bir tecrübemi sizle paylaşmak istiyorum.
Fidelerimizden biri kaza geçirdi. balkondaki çamaşır teli, aşırı rüzgardan devrilip, saksının üzerine düşmüş, büyük şans, yalnızca bir tanesi ezilmiş
Gördüğümüzde sapı toprak hizasından kırılmış zavallı boylu boyunca toprağın üzerinde yatıyor. Yaprakları büzüşmüş bir şekilde. Atmaya kıyamadım,
Yavaş yavaş su verdim.iki gün sonra yapraklarında bir canlanma oldu. Baktım. Gövdesindeki o ufacık tüycükler kök olma yarışında,
Hemen sapın açıkta kalan üst tarafına da toprak koydum ve yavaş yavaş sulamaya devam ettim.yeni kökleri sarsıntıdan zarar görmesin diye şimdilik saksısını değiştirmiyorum
Sonuç resimlerde, pembelerimiz yaşamak için mücadele veriyor. Boyunları kırılsa bile pes etmiyor. Ders almak ta bize düşüyor sanırım.

Kaydol:
Kayıtlar (Atom)













